Gazete Ege

“YURT”UMDAN BİR “VURGUN”UN HAZİN HİKAYESİ…

  • 22 Nisan 2016, 13:33

fareli-koyun-kavalcisiMesleğin bu kadar örselenip, yıpratıldığı; hatta daha da ileriye gideyim, ırzına geçildiği bir dönemde yazıp, çizdiklerimin bir anlam ifade etmediğini düşündüğüm için yazmama kararı almıştım. Ancak, çevremde yaşananlara ve gazeteciliğin sürüklendiği “yalan-yanlış” sürece daha fazla kayıtsız kalamadım.

Meslekteki yandaş-candaş kutuplaşmasında işler bugünlerde bir hayli karışmışa benziyor. Yandaşlık mekanizması tutmayınca, karşıt guruplar candaş medya üzerinden vurulmak istenir hale gelmiş.

Örnek mi? Ulusal yayın yapan, CHP Kahramanmaraş eski Milletvekili Durdu Özpolat’ın sahibi olduğu Yurt Gazetesi’nin iki haftadır devam eden ve CHP’li belediyeleri hedef alan haber dizisi oldukça ciddi iddiaları barındırıyor.

Varan 1-2-3 denilerek verilen haberlerin muhataplarından biri de İzmir’den… Buca Belediyesi’nin temizlik ihalesi “32 Milyonluk Vurgun” başlığıyla verilmiş. Haber sanki 3 ihale yapılmış ve 32 milyon lira usulsüz olarak dağıtılmış gibi anlatılmış.

Ben mi yanlış anladım” diye düşünürken, sosyal medya paylaşımlarına denk geldim. Çok sayıda insan da öyle anlamış olacak ki paylaşarak, tepki koymak istemiş.

Ancak, vurgun yapıldığı iddia edilen rakam 32 milyon olunca merakımı cezbetti. Araştırmaya başlayınca karşıma bambaşka bir manzara çıktı. Araştırmamın sadece belediye kanadında kaldığını da sanmayın…

fareli

Öyle ki haberde bahse konu olan Buca Belediyesi Temizlik İhalesi henüz bitmemiş. Yani devam ediyor. İlk ihalenin tarihi 31 Ekim 2014… 2015 yılında Buca’nın sokaklarının temizlenebilmesi, çöplerin toplanabilmesi için yapılıyor. Ancak, itiraz ediliyor. Kamu İhale Kurumu (KİK) 2015 yılında ihaleyi iptal ediyor. Bu iptali ihaleyi alan firma Ankara 8. İdare Mahkemesi’ne taşıyor. Mahkeme 2015 yılının 10. Ayında “ihalede hukuka aykırı bir durum yok” diye karar alıyor. Bu karar doğrultusunda KİK, 2016 yılının başında Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda “ihale uygundur” diyor.

Bütün bu süreç devam ederken, Buca Belediyesi İhale Kanunu doğrultusunda, kentin sokaklarını temizleyip-çöpleri toplayabilmek için önce pazarlık usulü ihale yoluyla, ardından da 7 aylık açık ihalelerle hizmetlerini aksatmamaya çalışıyor.

Bu kez, 2016 yılı için 21 Aralık 2015 tarihinde 36 aylık açık ihaleye çıkan belediye, usul uygulamalarındaki eksiklikten dolayı ihale iptal edilince 21 Mart 2016 yılında, bu kez 32 aylık ihaleye çıkıyor. Bu ihalede de, hali hazırda, KİK’in şartnameye yapılan itirazları değerlendirerek, karar vermesi bekleniyor.

Biraz kafanız karışmış olabilir. Ben de araştırırken bir hayli zorlandım. Benimde kafamın karıştığı yerler oldu. Farklı belediyelerden ihale süreçlerine ilişkin bilgi aldım. Konunun muhataplarına sordum. Uzmanlarla konuştum. Aklımda hiçbir pürüz kalmayacak şekilde anlamak istedim. Gerçekten altından bir şey çıkarsa, belediye başkanının karşısına çıkıp, hesap soracaksam eksiğim olmasın dedim. Süreci tüm detaylarıyla anlatmamın sebebi budur.

Buca Belediyesi bir ihale yapıyor. İhaleyi alanlar ve almayanlar arasındaki itiraz müsabakası bürokrasi çarkının içinde uzayıp gidiyor. Dikkatinizi çekmek isterim; ihale henüz sonuçlanmamış. Yani bu müsabakada kazanan belli değil henüz… Dolayısıyla belediyenin kasasından para çıkmış değil. Bu durumda ortada “vurgun” diye bir şey yok.

Ama gazeteye göre var. Belge mi? Valla haberde belge olarak kullanılan materyalde yazılanların tamamını okumak mümkün olmadı.

Ben bütün bu meşakkatli labirentte dolanırken, Buca Belediyesi’nden bir açıklama geldi.

Bir gazetede, belediyemiz tarafından yasal süreci devam etmekte olan, henüz sonuçlanmamış, dolayısıyla da kazananı belli olmayan ihaleye ilişkin yapılan haberde ortaya atılan asılsız iddialar hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. Haberde bahse konu olan belgelerin tamamı kasıtlı olarak gösterilmemiş, Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin “yapılan ihalede iptali gerektirecek bir durumun olmadığı” kararı ile Kamu İhale Kurumu’nun bu doğrultuda aldığı “ihalenin hukuka uygun olduğu” karar görmezden gelinmiştir. İçeriğinde teklif edilen bedeller dahi zikredilmek sureti ile adeta belli bir firma lehine ihalenin sonuçlanmasının istendiği izlenimi yaratan bu haber, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre suç teşkil eden bir davranıştır. Konunun yasalar doğrultusunda ilerleyen süreci çarpıtılarak, kamuoyunun yanıltılmak istendiği; gazeteciliğin temel ilkelerinin çiğnendiği bu haberde yer alan asılsız iddialara ilişkin kararı yargı verecektir” denilen açıklamadan sonra söylenebilecek fazla da söz kalmıyor aslında…

Söz artık yargınındır…

Habercilik adına yapılanın “utancı” kime düşüyor? Onu da siz okuyucuların vicdanınıza bırakıyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

mecidiyekoy escort

Diyarbakır escort bayan