Gazete Ege

Sarraf dosyası, ABD ve Abdullah Gül üçlemesi

Ayhan Saltan

Ayhan Saltan

Bazen oynanan oyunun senaryosundaki amatörlük beni o kadar çok şaşırtıyor ki ülkemize ve milletimize verilen değer bu mu diye sormadan edemiyorum.Göründüğü kadarı ile hükümet Sarraf ile alakalı durumu kabullenmiş,zevahiri kurtarmak adına beyanatta bulunuyor.Bu işle alakalı kayda değer hiçbir tutum söz konusu değil.Davada yargılananların ifadelerinde neler var henüz haberdar olamadık. Belki de ardı sıra açılacak davalar ciddi pazarlık konusu olabilir ki bunun için her türlü emare hazır. Umarım ben yanılıyorum.

Nato denen dünya devletinin bir eyaleti olmayı kabul ettiğimiz günden beri olanlar ortada.Bize biçilen rolün dışına çıktığımız hiç oldu mu?En yakın ,Barzani’nin bize yalvardığı gelin beni de içinize alın dediği referandum hamlesini elimizin tersi ile itip ABD güdümünde ki Irak merkezi yönetimine,Irak’ın hükümranlığını teslim etmedik mi?Kuzey Irak sınır kapılarının teslimi bu işin tescilidir.

Bir örnek olarak bu günlerimizi hazırlayan 12 Eylül 1980 askeri darbesi kimlerin teşviki ile kimlerin adına yapıldığı hepimizin malumudur.Aslına bakarsanız bu gün cereyan eden tüm hadiseler çok fazla çizgi dışı değil.

Tüm bunların yanı sıra günahı Hayrunisa Gül hanımın üzerine yıkılmaya çalışılan bir de Abdullah Gül vakamız var.Zannımca kamu idaresinin sevk ve idaresi konusunda beklenen olgunluk yeterince oluşmuş olmalı ki elimle teslim ettiğimi geri istiyorum faslı açılmış.Bunu uzakta aramaya gerek yok,taş uzaktan gelmez.Cumhurbaşkanının son dönem içine sevk edildiği tüm tutumları dikkatle izlerseniz tamamen kuşatılmışlığı rahatça görebilirsiniz.Netice-i itibar ile yapılan her şey çok rahatlıkla aleyhe dönmekte ve bunları tekrar çevirebilmek için büyük çabalar harcanmakta.Teog,üniversite sınavları,müfredat gibi insanları gelecek kaygısına sokan radikal müdahaleler yanında izahı pek mümkün olmayan ekonomik tercihler en başta gelir.En son Mehmet Barlas’ın devlet Suriye’de teröristlere yardım etti beyanı şuur altı müktesebatın şuur üstüne çıkışının delilidir.

Buna bir başka bakış açısı ile bakarsak dünyada devlet tarafından bir örgüte ilk defa isim verilmiş ve terörist ilan edilmiştir.Dolayısıyla bu Fetö ismi verilen yapılanmanın iltisak ve iştigalleri yine devlet tarafından belirlenmek zorunda kalmıştır.Örgüt alenen hiçbir ilişkisini deklare etmemiştir.Bu hal iktidar partisini de ister istemez ciddi bir sıkıntıya sürüklemektedir.Alenen örgüt üyeliği belli olmayan birçok Ak Partili siyasetçi özellikle kendi iç dinamikleri tarafından Fetöcülükle suçlanmakta ve böylece itibarsızlaştırılıp siyasi rekabet yolları değiştirilmekte.

Tüm bunların olduğu bir memlekette eski cumhurbaşkanının çıkışına ne anlam verirseniz verin onun niyetini maskeleyemezsiniz.Görünen o ki Abdullah Gül Ak Partiyi ciddi bir iç sorgulamaya itip olası başkanlık seçiminde seçmenin kararını gözden geçirmesini sağlamayı amaç edinmiş.Bu hali ile kamu idaresini farklı güçlere devretmeden Ak Parti yöneticileri kendi içlerine konsantre olamayacaklar.

Bir de yerel olarak şu CHP’li belediyeleri yazmak isterim.Duyumlarıma göre İzmir’de de birden fazla belediyeye operasyon yapılacakmış.Kişisel kanım seçilenin seçimle gitmesi dışında başka tercihim olmaz.Her ne kadar merkezi hükümetin tutumları İzmir genelinde baskıcılıkla itham edilse de İzmirli belediyeler parti farkı ayırmaksızın zaten bunu bize fiilen yaşatıyorlar.Aziz Başkan bu sıralar basının karşısına çıksa da bir öz eleştiri yapsa ne kadar iyi olur.Sokaktaki vatandaşın belediye ile olan sorunları anlatmakla bitmez.Bu tek taraflı bakış yarın olası müdahaleye karşı İzmirlilerin vereceği reaksiyonu da belirleyecektir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

mecidiyekoy escort

Diyarbakır escort bayan