Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Uyuşturucu Politikaları ve Halk Sağlığı Sempozyumu’nde konuştu.

Erdoğan sözlerine Sancaktepe’deki helikopter kazasına değinerek başladı ve “Elim bir helikopter kazasında kaybettiğimiz askerlerimize Allah’tan rahmet, yaralı askerimize Rabb’imden şifalar diliyorum” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Yeşilay’ın çalışmalarını hep destekledik desteklemeye devam edeceğiz. Bağımlılıkla mücadele konusunda kat etmemiz gerken çok yol bulunuyor. Uyuşturucu ve alkol tüketiminin yaygınlaşmasından tütün tüketimiyle mücadelede istediğimiz neticeleri alamamamızdan şikayet ediyosak çalışma yöntemlerimizi gözden geçirmeliyiz. Bir yerde bir eksiklik var. Elbette önleyici polisiye tedbirler, tedaviye yönelik sağlık hizmetleri önemlidir. Bunlar en iyi şekilde verilmelidir ama asıl mesele bu tür köklü alışkanlıkların yerleşmesine zemin hazırlayan iklimi ortadan kaldırmaktır. Haramı helali bilen toplumda uyuşturucu, alkol, hırsızlık haksızlık diye bir sorun olamaz. Bu tür sıkıntılar varsa bağımlılıktan öte sorunlarımız var demektir.

Bağımlılığın çeşitlendiğini görüyoruz. Artık sadece alkol veyahut tütün bağımlılığı değil, elektronik bağımlılık çok daha büyük tehditleri oluşturuyor. 2 yaşındaki bir yavru cep telefonuyla o kadar bağımlı hale geliyor ki her şeyinden kopuyor. Bağımlılıkla terör birbirine benzer. Bunlarla etkin mücadelenin yolu, sivrisineklerle uğraşmak, yanında bataklığı kurutmaktır. Çıkarmışlar bir elekronik sigara ‘bunda nikotin yok!’ Çok geldiler bize hala geliyorlar. Şu kadar yatırım yapacağız diye. Biz de kendilerine alternatif teklifler götürüyoruz. Siz bunu yurtdışına ihraç edebilecek misiniz? Siz buradaki gençliği buna alıştırmak istiyorsunuz, biz buna müsaade etmeyiz.

Türkiye’nin son yıllarda terörle mücadelede katettiği mesafenin en önemli sonuçlarından biri de ister transit olsun ister tüketime yönelik olsun uyuşturucu ticaretinin tüm çeşitlerine büyük darbeler vurmasıdır.

DÜNYAYA ÇAĞRI

Geçmişte veya bugün çok farklı inançlardan insanların yaşadığı coğrafyalarda terör görülmüş bir sorundur. Buna rağmen sadece Müslümanların böyle bir ithama, iftiraya maruz bırakılması küresel düzeyde terörle mücadelenin önündeki en büyük handikaptır. Tüm dünyayı terörizm karşısında ilkeli ve sonuç almaya yönelik bir tutum etrafında buluşmaya davet ediyoruz.

“PARİS’İ GÖRMÜYORLAR”

Gezi olaylarında uluslararası medya sürekli Taksim’i gösterdi değil mi? Şu anda Paris’te terör eylemleri var, uluslararası medyada bir ses var mı, yok. Dünya sessiz, hiç Paris’i görmüyor. Niye görmüyorlar? Onların lekelenmesini istemiyorlar. İsteseniz de istemeseniz de dünya bunu takip ediyor.

Mücadeleyi her alanda yürütmeden terörizmle başa çıkılamaz. Ancak terörle olduğu gibi terör örgütlerinin uyuşturucu ticaretiyle mücadelemizde de yeteri kadar destek alamadığımızı burada özellikle belirtmek isterim. Terör örgütlerini açıkça ve gizlice destekleyenlerin, İslami terör yaftasıyla tüm Müslümanları töhmet altında bırakıyor olmaları da ayrıca bir garabet örneğidir.

“AİLELER UYANIK OLMALI”

Cezaevlerinde uyuşturucu suçundan onbinlerce kişi bulunuyor. Bu konuda geri adım düşünmüyoruz. AMATEM merkezlerini destekliyor ve yaygınlaştırıyoruz. Bu konuda en önemli görev ailelere düşüyor. Çocuklarının alkol ve uyuşturucu batağına düşmesinin önüne geçmesi için bilinçli ve uyanık olmaları şarttır.”