Gazete Ege

Ağır yazı

Ayhan Saltan

Ayhan Saltan

  • 29 Haziran 2018, 12:34

24 Haziran sonrası oluşan tabloyu insanlar yorumlamakta bir hayli sıkıntı çekiyor. 

Her kafadan bir ses çıkmakla beraber ağır bir şaşkınlığın hüküm sürdüğünü görmek gerek. 

Bu seçim oluş ve bitiş süreci ile cevabı zor soruları içinde barındıran bir seçimdir. 

Seçim sürecinde iktidar muhaliflerinin tepkileri o kadar ağırlaşmıştı ki bunu hafifletebilmek için bir kahramana ihtiyaç vardı ,bulundu. 

İkinci Gezi olayları misali büyük mitinglerde iktidar ve onun liderleri sürekli dövüldüğü için gazı alınan kitleler artık sokağa çıkamaz hale getirildi. 

Hele birde daha sandıklar açılmadı iddiası sürerken bir gazeteciye atılan mesajla ”adam kazandı” denilmesi her şeyi bitirdi. 

İtiraz kabiliyeti olanların da eli ayağı bağlandı. 

Ertesi gün öğlene kadar yok olmakta işe bir gizem kattı ki sormayın. 

Sanki YSK nun önünden asrın liderine kafa tutan şahıs ancak bu yolla susturulabildi. 

Akşener’e gelince ağır sansür ve İnce’nin şovları ile görünmez hale getirildikten sonra birde % 7,5 oy oranında kalması zaten konuşmasını ve sonuçlara itirazını gereksiz kılmakla beraber yenilgiyi kabul etmiş olan % 30 oy almış İnce’nin açıklaması işin tuzu biberi oldu. 

Bu seçimlerde hile yapıldı demek bana düşmez lakin süreçte çok ağır hamlelerin varlığı inkar edilemez. 

Yani Türkiye Cumhuriyetinin lağvedildiği ve yeni bir devletin kurulduğu bu son seçimde herkes halinden memnun. 

Anlaşılan tüm karar mekanizmalarında bu sonuç üzerinde bir anlaşma olmuş. 

Bizim milli çıkış diye gördüklerimiz dahi kurulan yeni devletin parçasıymış. 

Baksanıza Yılmaz Özdil CHP önderliğinin değişmezliğini öylesine tescilledi ki Reis’ten bunun için yardım isteme adına olayı perçinledi. 

Bizim bundan başka bakmamız gereken asıl yön halkın genel durumu. 

Tam olarak %50, 50 bölünmekle beraber o %50 ler içinde de bölünmeler artık netleşti. 

İşler tüm devlet kurumlarında “Edirne’ye Enver gireceğine Bulgar girsin” noktasına geldiğine ve vatandaş da bu şekilde düşünmeye yönlendirdiğine göre biz artık farklı şeylere bakmak zorundayız. 

Şimdi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bir açıklama ile işe tüy dikmiş oldu, artık CHP’lilerin şehit cenazelerine girmesi yasak. 

Durun hemen kızmayın, bu pisikolojik ayrışma konusunun bir öncesi var. 

Artık rövanş alınarak iş tamamlanmaya çalışılıyor galiba. 

Hatırlasanıza 28 Şubatçılar belki de üç ay sonra Al Bayraklı tabuta sarılıp getirilecek olan kınalı kuzusunun yemin törenine çarşaflı ,baş örtülü anaları almayıp onları tel örgüler dışından yemin törenini seyretmeye zorladıklarında acaba bu günlerin temeli atılmamış mıydı? 

Bir de bu analar şehidin cenaze töreninde resmi törene dahil edilmeden tabuta uzaktan bakmaya zorlanmadı mı? 

Ya da üniversiteler önünde yaşananlar ve ikna odaları? 

Bireyler unutabilir fakat devlet ve toplum hafızası unutmaz. 

Şimdi olanlar o dönemin yeni devlet adına bir tekrarından başka bir şey değil. 

Buradan yapılacak çıkarım, yazılarımda iddia ettiğim gibi bu tür hamle ve eylemler nasıl Siyasal İslamın temsilcilerini uzun bir süredir iktidarda tutuyorsa şimdi yapılan karşı hamleler de yakın gelecekte Siyasal İslamın devlet gündeminden kaldırılarak 70 yıllık bir çaba ile oluşturulan bu ortamın yerine tekrar laik ve seküler bir devlet yapısının kurulacağını bize gösterir. 

Yani bir devlet daha kuracağız, anlaşılan. 

Çıkan seçim sonuçları taraflar adına başa başın da altında. 

Baksanıza Ak Parti artık payandasız ( dayanaksız ) yürüyemeyecek noktaya geldi. 

% 50 psikolojik sınır aşıldı ve artık sağ seçmen oranı %50 değil. 

Bir de makarnaya ve kömüre muhtaç edilip düşünmesi dahi engellenen insanları küçümsemekten vaz geçelim. 

Eğer bu hal devam ederse 16 yıllık iktidar bunu yaparken siz ne yapıyordunuz sorusunun cevabı mutlaka verilmelidir. 

Şimdi haydi bakalım herkes tatile, kıyılar boş kaldı. 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

mecidiyekoy escort

Diyarbakır escort bayan